Şema Terapi Perspektifinden Kaygıyı Anlamak
Ceren Gündoğdu Diler · Klinik Nöropsikolog

Kaygı, danışanların terapiye başvurma nedenleri arasında en sık karşılaşılan duygusal deneyimlerden biridir. Günlük yaşamda zaman zaman kaygı hissetmek doğal ve hatta koruyucu bir işlev taşırken, kaygının yoğunluğu arttığında, süreklilik kazandığında ve kişinin işlevselliğini bozduğunda psikolojik bir sorun haline gelir. Şema terapi, kaygıyı yalnızca "şu anki stres kaynakları" üzerinden değil, bireyin erken yaşam deneyimlerinden bugüne taşınan derin psikolojik kalıplar üzerinden anlamlandırır.
Şema Terapi Nedir?
Şema terapi, Jeffrey Young tarafından geliştirilen ve bilişsel davranışçı terapi, bağlanma kuramı, nesne ilişkileri ve duygu odaklı yaklaşımları bir araya getiren bütüncül bir terapi modelidir. Bu yaklaşımın temelinde, çocukluk ve ergenlik döneminde oluşan ve yaşam boyu tekrarlayan erken dönem uyumsuz şemalar yer alır.
Şemalar; bireyin kendisi, diğerleri ve dünya ile ilgili geliştirdiği derin, kökleşmiş inanç ve duygusal örüntülerdir. Kişi çoğu zaman bu şemaların farkında olmadan yaşar; ancak şemalar tetiklendiğinde yoğun duygusal tepkiler, düşünce çarpıtmaları ve başa çıkma davranışları ortaya çıkar.
Kaygının Şemalarla İlişkisi
Şema terapiye göre kaygı, genellikle bir şemanın tetiklenmesiyle ortaya çıkar. Bugünkü bir olay, geçmişte yaşanmış duygusal bir ihtiyacın karşılanmamasını hatırlatır ve kişi kendini tehdit altında hisseder. Aslında kaygı, yalnızca şu ana ait değildir; geçmiş deneyimlerin bugüne taşınmış bir yankısıdır.
Kaygıyla sık ilişkili olan bazı temel şemalar şunlardır:
- Terk Edilme / İstikrarsızlık Şeması: Kişi, önemli ilişkilerinde terk edileceği ya da yalnız kalacağına dair yoğun bir beklenti taşır. Bu şema tetiklendiğinde ilişkisel kaygı, aşırı bağlanma ya da tam tersi kaçınma görülebilir.
- Zarar Görme / Tehdit Algısı Şeması: Dünya tehlikeli bir yer olarak algılanır. Kişi sürekli kötü bir şey olacakmış gibi hisseder. Panik bozukluk, yaygın kaygı ve sağlık kaygıları bu şema ile sıklıkla ilişkilidir.
- Yetersizlik / Kusurluluk Şeması: Birey kendisini eksik, hatalı ya da yetersiz algılar. Performans kaygısı, sosyal kaygı ve yoğun kendini sorgulama bu şemanın tetiklenmesiyle ortaya çıkabilir.
- Aşırı Yüksek Standartlar Şeması: Kişi kendisinden sürekli kusursuz olmasını bekler. Hata yapma korkusu, kontrol ihtiyacı ve başarısızlık kaygısı bu şema ile bağlantılıdır.
Şema Modları ve Kaygı
Şema terapi, yalnızca şemalara değil, kişinin o anda içinde bulunduğu şema modlarına da odaklanır. Kaygı yaşayan bireylerde sıklıkla:
- Kaygılı / Korkmuş Çocuk Modu: Kişi kendini çaresiz, tehdit altında ve korunmasız hisseder.
- Aşırı Uyum Sağlayan veya Kaçınan Baş Etme Modları: Kaygıyla başa çıkmak için kişi ya herkesi memnun etmeye çalışır ya da duygularından ve durumlardan kaçınır.
Bu modlar kısa vadede rahatlatıcı gibi görünse de, uzun vadede kaygıyı besleyen döngüler oluşturur.
Şema Terapide Kaygıyla Çalışma
Şema terapide kaygı yalnızca bastırılmaya ya da kontrol edilmeye çalışılmaz. Aksine, kaygının neyi anlatmaya çalıştığı anlaşılmaya çalışılır. Terapide amaç:
- Kaygının hangi şemadan kaynaklandığını fark etmek
- Şemanın kökenindeki çocukluk deneyimlerini anlamak
- Kaygıyı sürdüren başa çıkma stillerini fark etmek
- Sağlıklı Yetişkin modunu güçlendirerek daha işlevsel tepkiler geliştirmektir
Bu süreçte danışan, kaygının aslında geçmişte karşılanmamış duygusal ihtiyaçların bir sinyali olduğunu fark eder. Böylece kaygı, düşman bir duygu olmaktan çıkar; anlaşılması gereken bir içsel mesaj haline gelir.
Sonuç
Şema terapi perspektifinden bakıldığında kaygı, yalnızca "fazla düşünmek" ya da "stresli olmak" değildir. Kaygı, bireyin yaşam öyküsünde şekillenmiş derin şemaların bugünkü tetiklenmelerine verdiği duygusal bir tepkidir. Bu nedenle kalıcı iyileşme, yalnızca semptomları değil, bu semptomların altında yatan şemaları ele almakla mümkündür.
Bir Görüşme Planlamak İster misiniz?
30 dakikalık bir tanışma görüşmesiyle başlayabilirsiniz. Süreciniz hakkında konuşmak için randevu alabilirsiniz.
Randevu Al →